Enkazı elleri ile kazarak kızını çıkardı

Enkazı elleri ile kazarak kızını çıkardı
Yayınlama: 23.02.2023
110
A+
A-

Depreme Adıyaman’da yakalanan Hacı Afşin (32) kızını çıkarmak için çıplak elle enkaz kazdı. 1 yaşındaki Ebrar babasının yardımıyla kurtulurken fedakar babaya Aydınlı iş insanı Abdurrahim Tikbaş, otelinde iş verdi.

Adıyaman merkezde bulunan kafede 2 yıllık garson olarak çalışan Hacı Afşin, 6 Şubat Pazar akşamı işten çıktıktan sonra evine gitti. Yavuz Selim Mahallesindeki Tahiye apartmanında oturan Hacı Afşin, apartmanın giriş katında eşi Gamze (31), çocukları Mehmet (6), Elif (4), Ramazan (2) ve 1 yaşındaki kızı Ebrar ile birlikte kalıyordu. Sabaha karşı şiddetli depremle uyanan aile kendini dışarı attı. Ancak minik Ebrar, çöken binanın enkazı altında kaldı.

Baba Hacı Afşin, kızını kurtarmak için saatlerce elleriyle enkaz kazdı. Kızının yerinin ağlama sesinden tespit eden fedakar baba, sıkıştığı yerden çekip alarak kızının hayatını kurtardı. Baba kız, dışarı çıkar çıkmak bina tamamen yerle bir oldu. Depremin ardından 6 gün otoparkta kalan 6 kişilik Afşin ailesi, soğuk ve açlığa karşı yaşam mücadelesi verdi. Adıyaman’dan Aydın’a otobüsle gelen ilk kafilede yer alan Avşin ailesi, kayıt işlemlerinin ardından Efeler ilçesinde iş insanı Abdurrahim Tikbaş’ın sahibi olduğu hotelde misafir edildi. Hotelde ağırlanan aile, daha sonra Tikbaş’ın girişimleri sonucu hayırseverlerden sağlanan destekle birlikte Umurlu mahallesinde bir eve yerleştirildi. Depremzede ailenin evi dayanıp döşenirken ihtiyaçları da karşılandıktan sonra iş insanı Abdurrahim Tikbaş, depremzede Hacı Avşin’i hotelinde işe aldı.

KIZIM ENKAZIN ALTINDA KALDI

Yeni Asır’a yeni evinin kapılarını açan depremzede Hacı Afşin, yaşadıklarını anlattı. Adıyaman’daki evlerinin depremde yıkıldığını ve kızını enkaz altından kendi elleriyle çıkardığını söyleyen Hacı Afşin, “İşten eve gelmiştim. Çocuklarla bir oynadıktan sonra odama geçip yattım. Gece kızım Ebrar kalkıyor ve annesinden süt istiyor. Eşim mutfaktan süt alıp içirdikten sonra kızım benim yanıma uzanmış. Uyurken sarsıntı olduğunu fark ettim. ‘Deprem oluyor’ diye bağırdım. Eşim ve ben çocukları kucaklayıp dışarı çıktık. En küçük kızım Ebrar’ın içerde kaldığını gördüm. Ben içeri girdiğimde beton tavan yatağın üzerine düşmüş. Neyse ki kızım odasında yoktu. Sonra benim yattığım yerden ağlama sesi duydum. Ellerimle betonları kazıp, kızımı sıkıştığı yerden çıkardım. Biz dışarı çıkınca bina tamamen çöktü. 5 saniye geç kalsam kızımla birlikte ben de göçük altında kalacaktım. Ailemi güvenli bir yere bırakıp elle kazıp 5 kişiyi daha binaların altından çıkardım” dedi.

DEVLETİMİZ YARDIM GÖNDERDİ

Depremin ardından soğuk ve açlıkla mücadele ettiklerini kaydeden Afşin, “Otoparkta üstü açık bir barakada battaniyelere sarılıp soğuktan korunarak 6 gün kaldık. İlk birkaç gün ekmek su bile yoktu. Devletimiz daha sonra baya bir yardım gönderdi. Adıyaman’a boşaltacağız dediler. Bizde gitmeye gönüllü olduk. Aydın’a geldiğimizde çok iyi karşılandık. Eşim ve çocuklarımla ayrı yerlerde kalacağımız söylediler. Bunu kabul etmedik. Otelinin kapıları iş insanı Abdurrahim Tikbaş bize açtı. Otelde en iyi şekilde ağırlandık. Bizi dayayıp döşediği bir eve yerleştirdi. Ayrıca, bana hotelinde iş verdi. Kimseden görmediğim iyiliği gördüm. Ben en azından bir yuvaya kavuştum. Çocuğu yanında olmayan depremzedeler var. Halimize şükürler olsun” diye konuştu.

GÖZÜME UYKU GİRMİYOR

Deprem korkusundan geçeleri gözüne uyku girmediğini anlatan Gamze Afşin ise “Kıyamet günü sandım. ‘Dünya yıkıldı, herşey bitti’ dedim. Çünkü sarsıntı uzun sürdü. Depremin olduğu günden beri korkudan uyuyamıyorum. Aklımda hep ‘bir deprem olursa çocukları nereden kaçırabilirim’ düşüncesi var. Buraya geldiğimizde oğlum ‘bu binada üstümüze yıkılırsa’ dedi. Oğlum, Adıyaman’daki arkadaşlarını soruyor. Çocuklarımın da psikolojisi bozuk” ifadelerini kullandı.

İŞ İNSANLARI ÇAĞRIDA BULUNDU

Türkiye’nin geçtiği bu zor dönemde yaraların el birliğiyle sarılacağını dile getiren iş insanı Abdurrahim Tikbaş, şunları söyledi: “Aslen Erzurumluyum. 1966 Muş Varto depreminde, ailemde hayatını kaybedenler oldu. O zamanlar devletimiz, deprem mağdurlarını Kayseri’ye göndermiş. Benim ailemin büyük kısmı da Kayseri’ye yerleşmiş. Deprem acısını ailemde yaşadığı için bu konuda çok duyarlıyız. Depremden etkilenen Hacı Afşin’i hotelimizde misafir ettik. Kendisini yeni yuvasına yerleştirdik. Ayrıcı hotelimizde de işe aldık. Sosyal sorumluluk kapsamında 3 ay boyunca hotelimizde 10 odayı depremzedelere açtık. Herkes depremzede ailelerden bir kişiyi istihdam ederse bu yaraları daha çabuk sararız.”